Hürses1

Yargıtay kararlarındaki BÜYÜK YANLIŞ !

01 Mayıs 2020 Cuma 03:33
yargitay-kararlarindaki-buyuk-yanlis-

Tapu iptal davalarındaki yanlış yargıtay kararları dolandırıcıların ekmeğine yağ sürmeye devam ediyor


Yargıtay (Temyiz Mahkemesi) ve Görevleri

Müteahhit bir arsayı arsa sahiplerinden noter huzurunda kat karşılığı sözleşme yaparak alıyor. Normalde arsa sahipleri arsanın üzerine yapılacak olan inşaattan ne kadar daire alacaklarını belirleyip, anlaştıkları yüzde oranında arsalarının bir kısmını müteahhite devretmesi gerekiyor. Yani yapılacak olan bina 10 daire ise, arsa sahibi müteahhitle %30 oranında anlaşma yapmış olsa, yapılacak olan binadan arsa sahibine müteahhit 3 daire verecektir. Bu durumda arsa sahibi arsasının % 30 ‘u kendi üzerinde kalmak üzere %70’ini müteahhit firmaya devretmesi gerekir. Diyelim ki , müteahhit firma arsanın tamamını üzerine almak istedi, tabi ki bu çok gereksiz ama  arsa sahibine farklı sebepler sunarak böyle bir talepte bulundu ve bunun üzerine arsa sahibi ikna olarak arsasının tamamını müteahhit firmaya devretti. Bu durumda arsa sahibinin tapuya “3. Kişilere devredilemez” şerhi koyarak tapu devrini gerçekleştirmesi gerekir.

Aksi halde, arsa sahibi arsanın bir kısmını üzerinde bırakmadan ve tapuya herhangi bir şerh koymadan tamamını müteahhit firmaya devretmesi halinde, müteahhit bu arsayı parayla satın almış gibi, yani kendi arsası gibi 3. Kişilere rahatlıkla satabiliyor. İşin daha da kötü tarafı arsa sahibi bu durumu öğrendiğinde noterden yaptığı kat karşılığı sözleşmesine dayanarak Tapu iptal davası açıyor ve emsal kararlara bakıldığında arsasını geri alabiliyor. Bu durumda, durumdan tamamen habersiz olan 3. Kişiler mağduriyet yaşıyor. Takdir edersiniz ki pazarlık yapıp satın almış olduğunuz bir arsanın üzerinde herhangi bir hisse veya şerh yoksa bu arsanın geçmişini bilmeniz, daha önce kimden kime ne şekilde devredildiğini öğrenme şansınız bulunmuyor. O zaman bu işin suistimale çok açık bir durum olduğu ortaya çıkıyor. Yani şöyle bir örnekle durumu daha net açıklayalım;

A şahsı : Arsa Sahibi
B şahsı : Müteahhit
C şahsı : 3. Kişi

1- A şahsı noter huzurunda kat karşılığı sözleşme yaparak B şahsı(müteahhit) ile anlaşıyor. Bunun üzerine arsasının ‘tamamını’  hiçbir şerh koymadan B şahsına (müteahhit) devrediyor.

2- Daha sonra B şahsı bu arsayı parayla satın almış gibi , kendi arsasıymış gibi C şahsına satmak istiyor. C şahsı arsanın yerine bakıyor, imar durumuna bakıyor, borcu varmı, üzerinde haciz var mı, üzerinde herhangi bir şerh var mı diye bakıyor, gereken tüm incelemeleri yaptıktan sonra parasını ödeyerek satın alıyor.

3- Daha sonra A şahsı bu arsa benimdi, ben bunu satmamıştım , kat karşılığı sözleşme yaparak B şahsına devretmiştim diyerek, noter sözleşmesini mahkemeye sunuyor ve arsasını geri alıyor. Bu durumda, bu arsayı parayla satın almış olan C şahsı , B şahsına verdiği parayı geri istiyor, tabi ki alamıyor ve mesele böyle uzayıp gidiyor. Bu durumda sahtekarlığı yapan B şahsı(müteahhit) ve ihmalkarlığı ile bu duruma sebebiyet veren A şahsı (arsa sahibi)  bu işten yara almadan sıyrılıyor. Tamamen masum olan C şahsı mağdur oluyor.

4- Şimdi işin daha da kötüsü yani bu işin suistimale açık olan tarafını açalım. Bu işin hukuksal olarak böyle yürüdüğünü bilen ve tecrube eden A şahsı ve B şahsı, C şahsından aldıkları parayı kendi aralarında paylaşıyorlar. Bunu duyuyoruz, biliyoruz fakat ispat edemiyoruz. Tapularınıda geri alıyorlar. Bir süre bekledikten sonra, yani konu biraz soğuduktan sonra bu arsayı başkasına satıyorlar ya da C şahsından aldıklarıyla parayla o arsa üzerinde inşaata başlıyorlar. Yargıtay kararlarına baktığınızda emsal kararlar bu işin böyle olmasına zemin hazırlıyor. Yargıtay kararları Arsa sahibinin iyi niyetli mi kötü niyetli mi olduğunu veya arsa sahibinin tedbirli hareket etmemesinde kaynaklanan ihmallerin 3. Kişileri zarara uğrattığını düşünmüyor, görmüyor. Yani hukuk sistemi taciri, yatırımcıyı koruması gerekirken, ihmalkar veya art niyetli arsa sahiplerini koruyor.

Bu durumun acilen düzeltilmesi, mevcut davalarda bu durumların değerlendirilmesi, yargıtaya giden itirazların acilen arsa sahiplerinin ihmali göz önünde bulundurularak yatırımcıdan yana sonuçlandırılması adaletin sağlanması ve yeni yeni başlayan büyük bir dolandırıcılık çarkının önüne geçilmesi açısından çok önemlidir.

Gereğinin yapılmasını arz ederim.         

                                                                                                                                             İnş. Müh. Gökhan Fatih ASLAN




Haber okunma sayısı: 3446

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


YAZARLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ÇOK OKUNANLAR


  • Haber bulunamadı

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ