Hürses1

Şişli'nin KİBAR FEYZOSU Muammer Keskin !

Hasan Balcı

Hasan Balcı

E-Posta :


Sanat Edebiyat, Tarih ve Profesyonel alanım olan Fotoğraf  yazılarıma  ağırlık verecekken Bu kez araya Şişli Kent Meclisi’nin değerli Avukatı Sn. Şükran Eroğlu girince  onun tavrı  beni yeni bir makale yazmaya motive etti.

Avukat hanımefendi Gazetelerimizi, Medya grubumuzu  ve beni mahkemeye verecek bizden de tazminat alacakmış. Şişli’nin, Şişli halkının, kamunun hakkını hukukunu savunmaya devam edeceğiz, Şişli’nin yağmalanmasına müsaade etmeyeceğiz.

Esin Kaynağım Avukat Şükran Eroğlu hanımefendidir. Hani şu Şişli Kent Konseyinde belediye başkanının iradi dayatmasıyla  palas pandıras bir oylama ve ayak oyunu ile  Kent konseyi sekreterinin istifasını sağlayan Şükran Eroğlu.
O olmasaydı bu yazı olmayacaktı. Bakalım bir sonraki makaleme kim esin olacak.

KENT KONSEYLERİ

Belediye Başkanlarının yolsuzluklarını örtmenin, gizlemenin aracı olarak tanımladığım Kent Konseyleri nedir, ne  işe yarar?

Özetle; Kent Konseyleri 5393 sayılı Belediye kanunu ve 26313 sayılı Kent Konseyliği’ne dayanarak kurulmuş resmi yapılardır. Yasa koyucular Kent Konseylerinin amaçlarını, kent yaşamında kent vizyonunun ve bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma, dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım, birlikte yönetişim ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmek olarak belirlemişlerdir.

Peki, Belediyelerin inisiyatifindeki bu yapılar günümüzde nasıl faaliyet yürütüyorlar? 

Bu tür kurumlar Belediye başkanından bağımsız kurullar mı?

Belediye Başkanı ve Meclisinin, o ilçe dahilindeki politikalarına dair yukarıda amaçları, görev ve yetkileri yasayla belirtilen hesap sorma, kamu denetçiliği işlevini yerine getiriyorlar mı?

Parti ilçe örgütü-Kent konseyleri- Mahalle ve demokrasi meclisleri başkandan bağımsız tavır koyabilirler mi ?

Kent Meclisinin Avukatı Şükran Hanıma göre böyle bir görevleri yokmuş. Peki insan olarak sizin böyle bir sorumluluğunuz yok mu ?

Seçildiği gün itibariyle adı yolsuzluklarla anılan bir belediye başkanına hiç itiraz ettiniz mi ? 

Kent Konseyinde bulunan üyelerden elbette başkana itirazlar oluyordur,  peki bunun bir etki gücü var mı ?

Sanmıyorum.

Onun nedenlerini izah edeceğim.

30 yıldır Şişli CHP ve türevleri tarafından yağma ediliyor. Bu yağmaya itirazınız yok mu ?

Şişli Belediye Meclisinde bir meclis üyesi ayağa kalkıyor ve diyor ki ; Şişli belediyesinin bundan önceki  CHP-DSP’li bir belediye başkanı Belediyenin, kamunun 500 milyon dolarlık malını , mülkünü kendi şahsi kontrölünde olan vakfın üzerine geçirmiştir.

Peki bunlara neden sessiz kalıyorsunuz Sorusuna ; Kent Konseyinin böyle bir işlevi yokmuş.

Kamunun 500 milyon dolarlık mülkü yağmalanırken  belediye başkanı da bu tür usülsüzlükleri benzeri Kent meclisleri ve konseylerinin gözleri önlerinde yapmışlardı. Muhtemelen o zaman da bu soru kendisine sorulan o zaman görevde olan Kent Meclisi sözcüsü bugün Kent meclisi sözcüsü avukat hanımın verdiği cevabı vermiş ve Şişli soyulmaya, yağmalanmaya  devam etmişti.

Yap projeyi, getir Kent konseyine, sun başkana, meclise, KAP ihaleyi. Kent konseylerinin işlevi bu herhalde.

Gerek gazete de gerekse köşemizden yazdığımız yazılarımız Muammer Keskin’i rahatsız etmiş olacak ki çeşitli vesile, araç ve kişiler tarafından sürekli uyarılıyor, tehdit ediliyoruz.  Bu tehdit edenlerin arasında Belediye Meclis üyesi de var. Geçen haftaki makalemde ifade ettiğim gibi bunları silkeleyip attık.

Yukarıda görev tanımı bulunan Kent Konseyleri, Kent Meclisleri, Demokrasi Meclisleri gibi resmi veya resmi olmayan yapılar Şişli Belediye Başkanının gözetiminde olup Şişli Belediyesinde olan biteni örtme gizleme aracı işlevi görmektedirler dedim. Bu iddamı ısrarla sürdürüyorum. Gerekçesini yukarıda belirttim. Önceki belediye başkanlarının yolsuzluklarına da bu kurumlar ses çıkarmamış adeta ortağı olmuşlardı. 500. Milyon dolarlık mülkü çalınmış bir belediyedir Şişli belediyesi Üstelik bu kurumların gözleri önünde.

Belediye Başkanının bu tür haksız, hukuksuz uygulamalarına göz yumanlara, ortak olanlara, peşkeş çekenlere sadece ben değil, toplumun önemli bir bölümü tarafından “Belediye Değnekçisi” buralardan nemalananlara da “Bankamatikçi” deniliyor.


Örneğin Şişli Belediyesinde bunların sayıları, hangi sıafatla belediye bünyesine , himayesine alındıkları  bilinmiyor. Bir önceki belediye başkanının aldıkları işten çıkarıldı yerine yenilerinin yerleştirildiğini Belediye Meclisi üyeleri söylüyor. İşe alımlarda liyakat değil amud yani eğilenlerin özenle seçildikleri söyleniyor.

Danışmanlar ordularına , bankamatikçilere alan açmak için sokakları süpüren emekçiler belediyeden işin atılıyor. Belediyeden atılan işçiler Belediye kapısında haklarını aradıklarında Kolluk güçleri ve Belediye zabıtaları tarafından darp ediliyor. Hemşerileri buluşturma ofisi olan Kent konseyinide bu tür şeyler  ilgilendirmiyormuş.

Kent Konseyi sözcüsü Avukat hanıma ben değnekçi demedim. Daha doğru düzgün makalemi okumadan değneği eğilip gönüllü olarak almış ve bu durumdan vaziyet çıkarıp gazetemizi de mahkemeye verecekmiş.

Bir önceki makalemde Belediye değnekçiliğinin sosyolojisi üzerine bir tanımlama yapmıştım. Bu tür kurumları kendi amaçları için kullanan belediye başkanlarına “Zorba” denir. Bunlara ses çıkarmayanlara da sokaktaki insanlar değnekçi diyor. Dolaşın halkın arasında bakın size ne diyorlar görürsünüz.

Teşvikiye mahallesinde Halk yüzünüze tükürüyor.

Bizim için yüz karasısınız diyor. O halkın yüz karası ifadesi sadece belediye başkanına mı ?

Partiye, Kent konseyine, Demokrasi meclisine, mahalle meclislerine, Belediye meclisine gösterilen bir tepki değil mi ?

Teşvikiye halkı kimi mahkemeye verdi ?

İzzetpaşa mahallesi halkını ve bu mahallede 60 yıldır ikamet eden halkı kim işgalci ilan etmişti. Gecekondu mahallelerinde tapu, kentsel, yerinde dönüşüm palavraları ne oldu. Kentsel dönüşüm Ofisleri açacaktınız ne oldu ?  

Aklınızdakini biliyoruz Kentsel dönüşüm – Rantsal dönüşüm !

BELEDİYE BAŞKANININ  İŞÇİ DÜŞMANLIĞI

Şişli Belediyesi önünde sürdürülen, daha önceki belediye tarafından işinden gücünden edilen insanların mücadeleleri, direnişleri neden Şişli Kent Konseyinin meselesi olamıyor?  Solculukta, emekçilikte tozu dumana katan Kent Konseyi sözcüsü bir kez olsun o direniş çadırını ziyaret etti mi? Edemez. Bu Direniş alanını ziyaret etmedikleri gibi oradaki işçileri itibarsızlaştırmak için elllerinden geleni yaptılar.

Efendim laga lugaya lüzum yok, muhtemel o ki Belediye Başkanı yazdıklarımızdan rahatsız oldu ve Kent Konseyini devreye soktu.

Oranın sözcüsü tarafından rahatsız ediliyoruz. Bir hukukçu olmasına rağmen gazetede tekzibin nasıl yapıldığından bile haberi olmaması ise hakikaten endişe vericidir. Kent Konseyi bilgisi, sorumluluk ve duygusundan uzak olması ise endişe vericidir. Ama kent konseylerinin işlevine bakıldığında durum avangard olmaktan öte olağandır.

Belediye Başkanı tarafından işinden çıkarılan ve direnişinin 306. gününde olan Turan Aktaş ve diğer Kent Yol işçileri eylemlerini sürdürüyorlar.

Turan Aktaş, Belediyeye açtığı davayı ve işe dönüş hakkını tazminatıyla kazanmış Diğer Kent Yol işçilerinden Ramazan Çelik, Belediye Başkanına yönelik haciz işlemi başlatmış, Belediye Başkanının odasının kapısı açılmaya çalışılmış ve  haciz işlemi yapılmıştır.

Bu insanları Muammer Keskin işten çıkarmadı. Şişli Belediye Başkanı olduğu gün verdiği söz geçmişin bütün noksanlıklarını gidereceği sözüydü, maalesef bu sözü tutmadığı gibi emek emekçi düşmanlığını Muammer Keskin sürdürüyor. Belediye önünde direnişte olan işçilere polisle müdahale ettirerek yağmurda direniş çadırını polislere kaldırtıp işçileri yağmur altında bırakan biri olsa olsa zorba olur. Bugün o zorbalık Belediye önünde direnen işçilere saldırtılan zabıtalar tarafından yeniden yaşandı. İşçi düşmanı dedik Muammer’e, bu biçimiyle işçi düşmanı değil mi?

ZORBA

Belediye Başkanının ihale zorbalığı, ihaleleri her nedense tek elden üstelik belediye de görevli olan bir şahsın firmasına verilmesi. Bakın bu duruma, ne Kent Meclisleri, Konseyleri, Demokrasi Meclisleri ne de Meclis içindeki HDP’li meclis üyeleri tek bir ses çıkarıyorlar. Buna öğretilmiş kolektif zorbalık diyorum.

“ Birlikte yönetim birlikte yürütmeye dönüştü ”

Belediye Meclisinde Muammer Keskin zorbalığı..

Meclis üyesi Muammer Keskin’i eleştirince, “Sen bizden benzin istasyonu istedin vermedik, bundan böyle bağırıp çağırıyorsun,” dedi Başkan. Şişli Belediyesindeki  işlerin hangi boyutta olduğu oradaki meclis üyelerinin orada bulunma sebepleri küçük bir tartışmada ortalığa saçılıyor.

Belediye meclisini neredeyse kapalı devre hale getirme gayretinde olan Muammer Keskin, canlı yayınlanmakta olan meclis toplantılarının yayınını kesiyor. Durumu fark eden bir Meclis üyesinin “Canlı yayını kestiniz mi?” sorusuna bütün meclis önünde “Hayır, yayın kesilmedi” deyip sanki canlı yayın yapılıyormuş gibi yalan söylemesi meclis üyelerinde dikkatini çekmiş ve bir meclis üyesi bu yayınların nasıl ne zaman kesildiklerine dair Muammer Keskin’in yalanlarını yüzüne vurmuştu.

Peki, Muammer Keskin neden kapalı devre Belediye Meclisi toplantısı düzenlemek istiyor. Meclisteki bu zorbalığının sebepleri nedir?  Cevap gayet basit; kapalı devre belediyecilikle Belediye Meclisini işlevsizleştirmek, çoğunlukla azınlığı pasifize etmek. Belediye meclisinde olan bitenin dışarıdan görünmemesi.

İhaleleri Belediyede görevli olan bir kişinin alması, ihalelerin tek elden yapılıyor olması, ihalelerin başına getirilen kişilerin birden istifa ettiriliyor olması yüzünden mi Belediye Meclisi yayınları Muammer Keskin tarafından karartılıyor, geçmiş yayın belleği siliniyor?

Muammer keskin bu zorbalığı kimden öğrendi?

Önceki yazılarımda Muammer Keskin iktidar ne yapıyorsa onu taklit ediyor demiştim. İtibarda tasarruf olmaz mantığından hareketle Belediye yıllardır yağmalanıyor. Şişli belediyesinin son yağmacısı Muammer keskin’dir. Bu benim iddiam değil belediye meclisinin iddiasıdır.

Seçildiği gün itibariye adı yolsuzluk, usulsüzlük, bölgenin müteahhitlere peşkeş çekilmesi ve daha birçok olayla anılan Muammer Keskin için CHP siyaset ağaları tarafından Şişli yereli hiçe sayılarak Şişli halkının başına bela edilmişti demiştim. Seçildiği gün itibariyle, tencere tava, fakir, yardım edebiyatı, duygu sömürüsünden başka Şişli’de Muammer Keskin’in ortaya koyduğu hiçbir somut elle tutulur iş, icraat yoktur.

GAZETECİLİK GÖREVİMİZ

Kamunun haklarının korunması ve Şişli’nin yağmalanmaması yönünde verdiğimiz mücadelenin Muammer Keskin’i fazlasıyla rahatsız ettiğini biliyorum. Muammer Keskin muhtemelen Parti tarafından Şişli’ye Belediye Başkanı olarak atanırken partisinden önemli sözler de aldı.

Şişli Parti ilçe örgütünü tasfiye etmek için merkezden operasyonla aday olarak atanan Muammer’in Belediye Başkanlığından sonraki durağı milletvekilliği olabilir. Ankara’da müteahhit firmalarının sözcülüğünü yapacak vekillere elbette ihtiyaç var.

Cumhuriyet Halk partisinin en önemli yanılgısı, sol ve sol değerlerle zerre alakası olmayan bu emekçi düşmanı liberallerle partiyi solculaştırabilecekleridir. Parti bu yüzen %22 ibresinden bir türlü yukarı çıkmıyor aksine aşağı iniyor.

Şişli’nin 25 mahalle muhtarının 23’ü Muammer Keskin’den memnun değilmiş.


Bir önceki belediye başkanını mumla arıyoruz demişler. Şişli’de yapılan bir araştırma da Şişli halkı seçimlerin ertesi günü Muammer’e verdikleri oylarından pişman oldukları gerçeğini Saha da ölçmüşler.

ŞİŞLİ’DE  KARAKOMİK BİR KİBAR FEYZO

Muammer Keskin; benim gibi Emekten, haktan, hukuktan yoksuldan, ezilenlerden, doğadan, varlıktan yana olan solcuların ciddiye alacağı bir profil değildir.

Bu türleri Burjuva siyasetçisi deyip toptan bir paketin içine koyduğumuz siyaset baronlarından biridir  Muammer Keskin.

Giyiminden kuşamına hele kibar Feyzo konuşma üslubuyla baştan ayağa sonradan görme, dinden dönme, üst damalı ceket alt Digor halayı, burjuva özentisi bir siyasetçidir. Dolayısıyla bu tür siyaset baronlarının her hareketi kara komik, hatta traji-komik makalelere bile konu olabilecek zenginliktedir. Zorlama kibarlığıyla vücut dili, meclisindeki insanlara konuşma üslubu, vatandaşla konuşma tarz ve üslubuyla, Fer fecir biribirine dolanan gözleriyle, hinliği içine gizlemiş kolalı gömlekli, yüksekten bakan, Sözüm ona demokrat görünen  zorba bir protiptir.

Muammer Keskin ile ilgili makalelerimin her taraftan ses getirdiğini ve oldukça fazla okunduğunu görüyorum. Makalelerimin en iyi okurlarından biri de Muammer Keskin’dir Benim gibi sanat, edebiyat, fotoğraf kritikleri kaleme alan birinin belediye bataklığında ne işi olabilir sorusuna cevabım şudur:

“Benim ilham kaynağım, Muammer Keskin değil, onun etrafına kümelenmiş, onu savunuyor gibi görünüp Muammer Keskin’i beş paralık eden tiplerdir.

Onlar olmasaydı Muammer’in adını bile ağızıma almazdım. Çünkü Muammer Keskinler bu zalim düzenin son ayak halkalarıdırlar. Halkın aşının, işinin, emeğinin, düşmanıdırlar.”

Bu siyaset baronları ve etraflarına kümelenen değnekçi takımı ile mücadele etmek hak mücadelesinin de önemli bir parçasıdır.

Derneklerine üçbeş avanta alabilme adına Belediye değnekçiliği yapan kimi solcu görünümlü şerefsizler Cumartesi Annelerinin direnişini Kaynağı nereden geldiği belli olmayan paralarla Afişlerle , boardlarla ömrü hayatında Cumartesi annelerinin birgün olsun yanlarında bulunmayan Faili devlet olan  bu siyaset baronlarına Adeta pazarlamışlardır.

CHP GÖREVE

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinin  Şişli ilçesine yapalabileceği en iyi iyilik  Derhal Muammer Keskin’i görevden almaktır. Muammer Keskin umursamaz, despot tavırlarıyla Şişli belediyesini ikinci bir İSKİ , Ergün Göknel vakasına dönüştürmek için elinden geleni yapmaktadır. Bunun için Araştırmaya soruşturmaya gerek yok 25 mahallenin Muhtarına danışılsın yeter.

Gazetem de Şişli Belediyesi ile ilgili hepi topu dört makale yazdım. Birinci makalemde müteahhitlerin belediye başkanı olduğunu, İkinci makalem de zorbalığını, Üçüncü makalemde emek düşmanlığını yazdım, dördüncü makalemde de dilenciliğini yazdım. Bütün yazdıklarımı nedenleriyle ortaya koydum.

Rahatsız oldu Muammer..

Dilenme Muammer başlıklı yazım 6000 kişi tarafından okundu. Orada dikkat çeken husus belediye başkanının Şişli halkından eski, kullanılmış bilgisayar ve tabletlerini dilenmesiydi. Dilenme Muammer dedik.

Özellikle Son havadis gazetemizde yazdığım makalelerimin önemli bir okuyucu kitlesi oluştu bir sonraki makalen ne olacak sorularına yanıtım ; Tarabya da uyanıp Şişli’de “Komşularım, komşularım!”  dediklerin kimlerdir ? Muammer başlığıyla yayımlayacağım.

Belediye İşçilerinin talebiyle Kibar Feyzo’nun HDP’li meclis üyelerini de yazacağım.

Belediye meclisinde hangi partiden olurlarsa olsunlar bu tür haksızlıklara göz yummayan, kamucu, toplumcu, namuslu,dürüst insanları da bu makalemle selamlıyorum. Yolsuzluk, usulsüzlük dosyalarını gönderin Hem yazılı medya grubumuzda , hem köşemizde Hem Televizyonumuzda yayınlayalım.




İzlenme: 1423
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

YAZARLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
211 hit, 86 ziyaretçi, 92 ziyaret
Bu ay:
7190 hit, 1570 ziyaretçi, 1944 ziyaret
Toplam:
951822 hit, 247446 ziyaretçi, 297352 ziyaret